Kitabımın birinci baskısını yapmadan önce, böyle bir araştırma hazırladığımı bilen dostlarım ve yakın çevrem, istisnalar dışında benimle az görüşmeye başlamışlardı.
Çok sevdiğim ve daha önce bir Antoloji kitabımı yayınlayan, yakın ahbabımın Ajans'ına bu eserimi yayınlaması için götürdüğümde bana, ne olur başka bir kitap yaz, yüz defa, bin defa yayınlayayım, bu kitabı yayınlarsak mahvoluruz demişti.
Ben de, sevgili dostum bu belgeler yalan mı, işte Meclis kaynakçaları ve dışarıdan topladığım özel arşivler, bunun aksini kim söyleyebilir diyerek, feryat ediyordum.
O anda Dünyam yıkıldı, çeşitli Yayınevi ve Matbuat Ajansları'na gittiğimde, çok güzel bir araştırma ne var ki başımız derde girer demekteydiler.
Yayıncıları en çok korkutan, Devlet Başkanı Cemal Gürsel'in asker kökenli olması ve onun Devlet Başkanı Temsilcileri'nin, üç ayrı gayrimüslim cemaatin insanları olmalarıydı.
Aslında Cemal Gürsel Paşa'nın Türk Temsilcileri de olduğu halde, bizim matbuatımızın ve insanlarımızın, yakın tarihimizdeki bu olaylara uzak kalması ve çekinmeleri beni şaşırtmaktaydı .
Tamamen karamsarlığa düştüğüm bir anda, mensubu olduğum (İlesam) ilim Edebiyat Eserleri Birliği'nden, bana yardımcı olmalarını istedim.
Hayatımı, her şeyimi verdiğim bundan sonra yazacağım birçok kitaplara değişmeyeceğimi sandığım, bu belgesel araştırmamı ne pahasına olursa, olsun Türk insanına kazandırmaya kararlıydım.
İlim Edebiyat Eserleri Birliğinin, çok sevdiğim ve saygı duyduğum Genel Sekreteri kıymetli hocamız, bu eser yayınlanacak ve bu azınlık Milletvekilleri'ni Türk halkı tanıyacak deyince, yüreğime sanki yağmur damlaları serpilmişti...
Türkiye'de o kadar arabesk eserler yayınlanırken, Türk siyasi hayatı ve Türk insanına birçok mesajlar verebilecek olan, bu eserimin mutlaka yayınlanmasını istiyordum.